top of page

Profil


Yazılarım (44)

6 Ara 202513 dk.
Fenomenoloji ve Varoluşçuluk (Seri Finali)
GİRİŞ Bu makale, toplamda 14 yazıdan oluşan “Fenomenoloji ve Varoluşçuluk” serimizin son yazısıdır. Konular, Bergson ile başlayıp Bergson’la biten helezonik bir döngü biçiminde iç içe sıralanmıştır. Sırasıyla; Bergson, Husserl, Heidegger, Sartre, Scheler, Kierkegaard, Schopenhauer, Nietzsche ve tekrar Bergson… Amacımız bu düşünürler arasındaki ortak ve farklı noktaları vurgulamak, böylece bazı temel meseleleri ve kavramları tanıtmaktır. İlk kısım, Bergson ve Husserl arasındaki fikrî benzerlik...

46
0
3 Ara 20254 dk.
Yeni Osmanlılar’ın Eklektizmi
Yeni/Genç Osmanlılar, modernleşmeyi Batı’dan “hazır reçete” olarak ithal eden Tanzimat bürokrasisine karşılık; hem İslâmî meşruiyeti hem modern kurumları birleştiren bir çerçeve kurmak istemişlerdir. Ancak bu çerçeve, belirli bir ideolojik tutarlılığı olmayan; İslâm, liberalizm, meşrutiyetçilik ve romantik milliyetçilik arasında gidip gelen eklektik bir düşünce yapısıyla karakterize edilmiştir.

118
0
30 Kas 202513 dk.
Tarih Boyunca İslâm’a Muhatap Anlayış (2)
İslâm düşünce mirası incelendiğinde, "İslama Muhatap Anlayış"ın tarih boyunca üç ana gövde üzerinden yürüdüğü görülür: Fıkıh, Kelâm ve Tasavvuf. İmam Gazâlî’nin kendi çağında felsefeyle hesaplaşarak yaptığı, İmam-ı Azam’ın Kûfe’nin karmaşasında hukuku kurarak yaptığı şey neyse; bugün “İslâm’a Muhatap Anlayış” davası güdenlerin yapması gereken de odur. Fıkıh, kelâm ve tasavvuf disiplinleri, İslâm’a Muhatap Anlayış’ın geçmişteki müesses tezahürleriydi.

267
0
25 Kas 20258 dk.
Sadık Rıfat Paşa ve Tanzimat İdeolojisinin Kaynak Metni
Sadık Rıfat Paşa'nın Avrupa Ahvaline Dair Risalesi ile Tanzimat İdeolojisinin Analizi

89
0
22 Kas 20258 dk.
Tanzimat Şiirinde Geleneksel Dünya Görüşünün Krizi
Ziya Paşa'nın Terci-i Bent'inde Geleneksel Dünya Görüşünün Modern Kozmolojiyle Yaşadığı Kriz

135
0
20 Kas 202510 dk.
Osmanlı'da İdeolojik Tarihyazımının Öncüsü: Aşıkpaşazade
Osmanlı tarih yazıcılığının kurucu metinlerinden biri olan Menakıb u Tevârîh-i Âl-i Osman, yazarı Derviş Ahmed Aşıki yahut bilinen adıyla Aşıkpaşazade’nin (1393-1484) kişiliğinin derin izlerini taşır. Eserini, Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ruh veren “gazi-derviş ideolojisini” canlı tutma, bu değerleri Fatih devrinin görkemi içinde yeniden yüceltme ve gelecek nesillere miras bırakma misyonuyla kaleme alır. Bu bakımdan metin, tarafsız bir vakanüvisin kroniği değil, Osmanlı Devleti’nin ruhi ve ask

194
0
14 Kas 202517 dk.
İBDA Düşüncesinde Hürriyet: Hegel ve Varoluş Felsefeleriyle Karşılaştırmalı Analiz
Bu analiz, Mirzabeyoğlu'nun farklı eserlerindeki referansları bir araya getirerek, onun bu temellere dayanan özgün hürriyet anlayışını bütüncül bir perspektifle ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bunu gerçekleştirmenin ilk adımı, Salih Mirzabeyoğlu'nun "İslama Muhatap Anlayış" adlı eserinin "Karar" bölümünde, varoluşçu felsefeye yapılan göndermeleri ve kavram düzeyinde bu felsefi akımla kurulan diyaloğu irdelemektir. Bu ilk bölümde, söz konusu metinde kullanılan terminoloji ve kavram yapısını, 20. y

340
0
12 Kas 20256 dk.
Salih Mirzabeyoğlu'nun Diyalektik Eleştirisi
Hegel ve Marx’ta eksik olan "değişmez temeli" sağlayan bu kavram, Kur'an ve Sünnet'e dayalı mutlak hakikatler bütününü ifade eder. Bu, felsefi bir soyutlama değil, imana dayalı bir bedahettir. Hegel'in diyalektik bir süreç sonunda mutlaklaşan Mutlak Ruh’unun (Geist) aksine, İbda'nın Mutlak Fikir'i, ezeli olarak var olan ve tüm değişmelerin kendisine dayandığı değişmez bir hakikat zeminidir. Bu zemin, felsefenin en temel problemlerinden biri olan "değişme ile değişmezlik" arasındaki zıtlığı çözer

371
0
4 Kas 20258 dk.
Necip Fazıl ve İdealist Tarih Anlayışı
Necip Fazıl’ın bütün tarih analizleri, tarihî devirlere hâkim olan kolektif ruh ve karakter biçimlerinin bize tarihi vakalar arasındaki gerçek sebep-sonuç ilişkilerini gösterdiğini savunan idealist bir tarih görüşüne dayanır. Onun tarih anlayışı, hem metafizik bir zemine hem de ahlâkî bir gayeye dayanır. Bu makalede ele alacağımız husus, Necip Fazıl’ın tarih anlayışının yöneldiği, görünür olaylar dizisinin ardında işleyen söz konusu ruhî durumdur.

452
0
3 Kas 20257 dk.
Tarih Metafiziği (2): Herder
1. Herder Kimdir? 18. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa düşüncesi, bir yandan Aydınlanma aklının, öte yandan romantizmin eşiğindeydi. Newton’un doğa bilimiyle Kant’ın saf aklı, evreni matematiksel bir düzene indirgerken, Voltaire’in ilerleme inancı tarihe düz bir çizgi içinde anlam yüklüyordu. Ancak bu soyut akılcılığın karşısında, insanın duygularını, kültürünü, dilini ve tarihî derinliğini savunan bir damar belirdi: Herder, bu damarının kurucu ismidir. Herder, Prusya’nın doğusunda,...

65
0
2 Kas 20256 dk.
Tarih Metafiziği (1): Giambattista Vico
Giambattista Vico (1668–1744), Napoli’de yaşamış İtalyan bir düşünür, hukukçu, retorikçi ve tarih filozofudur. Modern düşünce tarihinin en özgün ve en derin isimlerinden biridir; ama aynı zamanda en çok “gecikmiş” keşiflerinden biridir. Hayatı boyunca üniversite kürsülerinde çalışmış, ancak yaşadığı dönemde fikirleri geniş yankı bulmamıştır.

63
0
24 Eki 202523 dk.
Tarih Boyunca İslam'a Muhatap Anlayış (1)
Bu makale, İslâm’ın tarihî seyri içinde dinî idrakin nasıl korunduğu ve hangi dinamiklerle yenilendiği sorusuna, “İslâm’a Muhatap Anlayış” kavramı üzerinden cevap arayacaktır. Kavram, Salih Mirzabeyoğlu tarafından, zamanüstü Mutlak Fikir olan "İslâm" ile zaman ve mekânla sınırlı "insan idraki" arasındaki ilişkiyi açıklayan teorik bir çerçeve olarak kullanılmıştır.

542
0
20 Eki 202511 dk.
Semavî Dinlerden Modern Felsefeye: "Düşüş"ün Diyalektiği
Bu makale, “düşüş” temasının bu semavî kökünden yola çıkarak, modern düşüncedeki beş farklı düşünce evreninde —Rousseau, Marx, Freud, Jung, Camus— aldığı felsefi biçimleri ve nasıl yorumlandığını inceler.

137
0
19 Eki 20253 dk.
İbda Diyalektiğinde "Bilinen Aranır" Hükmü
Salih Mirzabeyoğlu'nun İbda diyalektiğinde bilgi anlayışı ve Menon paradoksunun çözümü

164
0
18 Eki 20255 dk.
Emile Boutroux ve "Mümkünlük" Fikri
GİRİŞ 19. yüzyıl pozitivizmi ve mekanik determinizm, tabiatı bütünüyle sebep-sonuç ilişkileriyle açıklamaya çalışmış, böylece varlıkta mutlak zorunluluk bulunduğu fikrine bağlanmıştır. Natüralizm ile özetlenebilecek bu determinist görüşlere karşı mücadele veren Emile Boutroux (1845–1921), modern bilimin doğayı tam bir zorunluluk düzeni olarak görmesine itiraz eden Fransız bir filozoftur. Tabiat Kanunlarının Zorunsuzluğu adlı eseriyle, tabiat kanunlarının değişmez ve zorunlu değil, mümkün...

62
0
16 Eki 20258 dk.
Hegel'in Sistemi (1)
HEGEL’İN SİSTEMİ Hegel sistem kurucu bir filozoftur ve tüm Alman idealistleri gibi, Hegel’in de başlıca tutumu bir sisteme varmak olmuştur. Alman idealizminin tüm temsilcilerinde -Kant, Fichte, Schelling- bu sistem tutkusu görülür. Fakat Hegel’de sistem, yalnızca düşüncelerin düzenlenmesi değil, hakikatin kendisini ifade eden biçim haline gelir. Çünkü hakikat, Hegel’e göre, “parça parça doğruların toplamı” değil, ancak bütünün ilişkileri içinde kavranabilecek bir organik yapıdır. “Sistem...

157
0
15 Eki 202513 dk.
Mirzabeyoğlu'nun İBDA Düşüncesine Giriş
İBDA, Arapça bed‘e kökünden türeyen ibdâ‘ kelimesinden gelir ve “önceden bir örneği olmaksızın meydana getirmek, yaratmak, ilk defa ortaya koymak” anlamına gelir. Bu kavram, Salih Mirzabeyoğlu (1950-2018) tarafından, kendi fikir sisteminin adı olarak benimsenmiştir. “İBDA" tabiri, yalnızca bir entelektüel akım veya siyasi ideolojiyi değil, Mirzabeyoğlu’nun “İslâma Muhatap Anlayış” adını verdiği geniş bir dünya görüşünün bütününü ifade eder.

639
0
7 Eki 20253 dk.
Hilmi Ziya Ülken'de "Oluş" Fikri
Hilmi Ziya Ülken'in Hegel eleştirisine değiniyoruz.

94
0
23 Eyl 20256 dk.
Platon'un Epistemolojisi: Bilgi Hatırlamadır
Bu yazıda, Platon’un “bilgi hatırlamadır” tezini hem kendi diyalogları üzerinden hem de modern yorumların ışığında ele alacağız. Özellikle Menon ve Phaidon’daki anamnesis kuramı, Devlet’teki çizgi analojisi ve mağara alegorisi, Timaios’taki Demiurgos tasviri üzerinden Platon’un epistemoloji–ontoloji bütünlüğünü inceleyeceğiz.

96
0
22 Eyl 20257 dk.
Epistemoloji Açısından: Sokrates’in Sofizm’le Mücadelesi
Sokrates’in Sofistlerle ayrıldığı temel nokta, “tanım”ın zorunluluğudur. Sokrates’in yürüyüşü şudur: Gündelik dilin gevşek tasvirlerini birer birer budar; şahsî huy ve duyguların kattığı tortuyu ayıklar; tek tek örneklerden küllî çekirdeğe ilerler. Tanım, münferit olayları aydınlatabildiği ölçüde sağlamdır. Bu yüzden tanım, yalnızca söz düzeni kurmaz; ölçü kurar. O, kavramı şahsî çağrışımlardan temizleyip çekirdeğine indirmek ister.

97
0
18 Eyl 20256 dk.
Epistemolojiye Giriş - Temel Bilgiler
Bilgi genel anlamıyla özneyle nesne arasındaki ilişkidir. Daha doğrusu, bilgiden söz edildiğinde, zorunlu olarak, bilen (özne) ile bilinen (nesne) ilişkisi söz konusudur. Bu da karşılıklı ve iç içe geçmiş bir süreç ifade eder. Özne, nesnesini bildiği nispette kendisinin ayrımına vararak özne; nesne de ancak özne tarafından bilinen bir varlık olarak nesnedir.

80
0
17 Eyl 20254 dk.
Epistemolojinin Çıkmazı: Menon Paradoksu
Epistemoloji tarihinin en temel problemlerinden biri, bilginin kaynağı ve imkânına ilişkin çifte açmazdır. Paradoksun en eski ve en...

84
0
13 Eyl 20254 dk.
Mirzabeyoğlu ve Fenomenoloji (1)
Salih Mirzabeyoğlu ve Fenomenoloji

253
0
10 Eyl 202511 dk.
Bergson'un Dört Hamlesi (3) Geniş Analiz
Reha Kansu, Henri Bergson’un felsefesinin geniş bir özetini ve değerlendirmesini yapıyor!

201
0

Reha Kansu

Diğer Eylemler

"Eski usullerle İslam’ın öğretilmesi devri artık bitti. Ümmî imanı kalmadı.

Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım… Allah’a giden yol sonsuz sayıdadır.

Resim, müzik, şiir, roman, mimari, tiyatro; sonsuz…

Bunlar arasından bir yol bulup o yolun dervişi olmaya bakın!"​​

Salih Mirzabeyoğlu

bottom of page