top of page
Profil
Yazılarım (86)
20 Haz 2026 ∙ 9 dk.
“Mücerret İnsan”dan “Gaye İnsan”a
Batı düşüncesinde “insan doğası” veya “insanın özü” (essence of the human being) olarak tartışılan bir mevzu vardır. Bu mevzuda Antik Yunan’da, Hıristiyan düşüncesinde ve modern dönemde çeşitli yaklaşımlar sergilenmiştir. Ancak Marksizm ve Varoluşçuluk cephelerinden gelen saldırılarla, bu tartışmalar askıya alınmıştır. Varoluşçular, “varoluş özden önce gelir” diyerek, insanın bir masa veya sandalyeden farklı olarak seçimleriyle kendini oluşturduğunu dile getirmiş, Marksizm ise soyut ve değişmez
196
0
18 Haz 2026 ∙ 19 dk.
Tarihselcilik ve İslama Muhatap Anlayış
Mustafa Öztürk, Geleneksel İslam’ın Kritiği adlı eserinin ilk bölümünde, kendi tarihselci perspektifinin teorik çerçevesini ortaya koyar. Bu perspektife yöneltilen yaygın itirazların önemli kısmının bir yanlış anlamaya dayandığını ileri sürer. Ona göre tarihselcilik, Kur’an’ın evrensel mesajını reddeden yahut onu yalnızca nüzul dönemine hapseden bir yaklaşım olarak anlaşılmamalıdır. Öztürk’ün temel itirazı, Kur’an’ın bütün lafzî, tarihî, sosyal ve hukuki içeriğiyle birlikte “tarih-üstü” kabul...
418
0
16 Haz 2026 ∙ 8 dk.
İBDA ve Bilgi Teorisi
Salih Mirzabeyoğlu epistemolojiyi “bilen”in mahiyetinden başlatır. Bilinen, bilen için mümkün olduğuna göre, bilginin ilk meselesi nesne değil, bilenin mahiyetidir.
1672
0
14 Haz 2026 ∙ 5 dk.
İbda Düşüncesinde Temel Kavramlar (2)
Tasavvufî açıdan “asıl-gölge” ilişkisi, Hak ile mümkün varlık arasındaki münasebettir. Asıl, hakikati kendinden olan, vücudu kendinden olan, varlığı zorunlu olan Hak’tır. Gölge ise kendi başına kaim olmayan, asıldan akis alan, onun aynı olmayan fakat ondan haber veren mümkün varlıktır. Bu durumda asıl-gölge ilişkisi, vücud-yokluk münasebetiyle ilgilidir. Hakiki vücud asla aittir; mümkün varlık ise vücut ile yokluk arasında, vücudun yokluğa düşen gölgesi gibi belirir.
337
0
14 Haz 2026 ∙ 5 dk.
Bergson’un Tarih Anlayışı
Henri Bergson, klasik anlamda bir tarih filozofu değildir. Onu Hegel, Marx, Vico ya da Toynbee gibi tarihin genel kanunlarını sistematik biçimde açıklayan düşünürler arasında konumlandırmak yanıltıcı olur. Bergson’un asıl meselesi tarih değil; zaman, hayat, şuur, hafıza, ahlak ve yaratıcı oluş problemidir. Fakat tam da bu yüzden onun düşüncesinden son derece orijinal bir tarih anlayışı çıkar.
159
0
13 Haz 2026 ∙ 9 dk.
Tarih Boyunca İslam’a Muhatap Anlayış (5)
“İslama Muhatap Anlayış” tabirinin geçmişte aynı isimle kullanılmamış olması, onun işaret ettiği meselenin tarihte bulunmadığı anlamına gelmez. Bu kavram, Ehl-i Sünnet ana gövde içinde fıkıh, kelâm, tasavvuf, usûl ve tecdid çizgisiyle sürdürülen İslâm’ı anlama, açıklama, müdafaa etme ve hayata tatbik etme cehdinin bugünkü ifadesidir.
171
0
11 Haz 2026 ∙ 6 dk.
İBDA Külliyatını Okumaya Nereden Başlamalıyım?
İbda külliyatını okumaya nereden başlamalıyım?
161
0
11 Haz 2026 ∙ 5 dk.
Neymiş Bu İslam İktisadı? (1)
“İslâm iktisadı” denince çoğu insanın aklına birkaç hazır başlık gelir: faiz yasağı, zekât, katılım bankacılığı, helal kazanç, israf etmeme, kul hakkı... Bunların hepsi doğru; ama yetmez. Hatta sadece bunlarla yetinildiğinde, İslâm iktisadı dediğimiz şey, kapitalizmin biraz ahlâklı, biraz dindar, biraz faizsiz, biraz sosyal yardımlı bir çeşidine dönüşür. Oysa mesele bundan çok daha derindir. İslâm iktisadı, piyasaya birkaç dinî kural eklemek değildir.
108
0
10 Haz 2026 ∙ 7 dk.
"Kendinden Zuhur Diyalektiği" Nedir?
Kendinden zuhur diyalektiği, Salih Mirzabeyoğlu’nun eserlerinde, Salih Aleyhisselâm’da tecelli eden “fütuhî hikmet”le birlikte verilir. Allah bir şeyin olmasını diler, ona “Ol” der ve o şey olur.
968
0
9 Haz 2026 ∙ 4 dk.
Mirzabeyoğlu ve Fenomenoloji (2)
Salih Mirzabeyoğlu ve Fenomenoloji (2)
114
0
9 Haz 2026 ∙ 4 dk.
İdealist Bir Sistem Olarak İBDA Düşüncesi
İdealist bir sistem olarak İbda düşüncesi.
327
0
7 Haz 2026 ∙ 5 dk.
Tarih Boyunca İslam'a Muhatap Anlayış (4)
Modern dönemde İslâm dünyasında ortaya çıkan fikrî hareketlerin önemli bir kısmı, Batı düşüncesi karşısında savunmacı veya uyarlamacı bir tavır geliştirmiştir. Buna karşılık Büyük Doğu ve onun devamı niteliğindeki İBDA hareketi, yalnızca savunma refleksiyle hareket etmeyen; yeni bir dünya görüşü inşa etmeyi hedefleyen fikrî bir çizgi ortaya koymuştur. Hemen uyarmak gerekir ki, Büyük Doğu ve İBDA gibi bütüncül sistemler, sıradan politik dilin veya günlük polemiklerin kalıplarıyla anlaşılamaz....
54
0
2 Haz 2026 ∙ 4 dk.
İbda Düşüncesinde Temel Kavramlar (1)
Salih Mirzabeyoğlu'nun İbda diyalektiğinde "varlık" ve "oluş" kavramları, eşyayı ve hadiseleri kavramanın temel anahtarları olarak birbirini tamamlayan iki kutbu ifade eder. Varlık, bir şeyin “kendisi” olarak kalmasını sağlayan “değişmez” ve “sürekli” yönü (öz, keyfiyet) iken; oluş, onun “gerçekleşmesi”, imkânlara açılması ve “değişim” hâlindeki “süreksiz” yönüdür (araz, tavır).
117
0
2 Nis 2026 ∙ 7 dk.
Necip Fazıl’ın İdealist Tarih Anlayışı (2)
İşte Necip Fazıl, kendi tarih okumalarını bütünüyle bu ahlâkî mercek üzerinden yapar. Ona göre ahlak, eşya ve hadiseler karşısında sürekli üretilmesi, güncellenmesi gereken dinamik (canlı, hareketli ve taarruz halinde) bir tavırdır.Necip Fazıl'ın beş asırlık muhasebesindeki o büyük "suçlama" burayadır. O, tam da devasa maddi değişimler (kemmiyet) karşısında Osmanlı aydınının ve kurumlarının donup kalmasını, bu yeni teknoloji ve ekonomiyi yönetecek “yeni bir ahlaki/entelektüel refleks” üretememes
175
0
30 Mar 2026 ∙ 11 dk.
Topçu ve Necip Fazıl’ın İdealist Praksis Teorisi: Aksiyon
Nurettin Topçu ve Necip Fazıl’ın İdealist Praksis Teorisi: Aksiyon | Kökleri Fransız filozof Maurice Blondel’in “aksiyon felsefesi”ne uzanan “aksiyon” kavramı, Türk düşünce hayatında Nurettin Topçu ve Necip Fazıl gibi isimler tarafından yeni sentezlere kavuşturulmuştur. Her iki düşünür de insan hayatının pasif bir kabullenişten ziyade, yüce bir ideale bağlanarak eşya ve hadiseler üzerinde irade göstermekle anlam kazanacağı noktasında birleşir.
407
0
29 Mar 2026 ∙ 5 dk.
Hegel'in Sistemi (2): Felsefe Tarihi
Hegel'in Sistemi (2): Felsefe Tarihi | | Kant'ın projesi aklın sınırlarını çizmektir. Bu amaçla dünyayı ikiye böler: Bilen özneye uyan Fenomenler dünyası ve asla erişilemeyen Numenler dünyası. Bize sadece "görünüşlerin" (fenomen) verilebileceğini, görünüşlerin ardındaki "Kendinde Şey"in (Numen / Ding an sich) bilinemeyeceğini savunur. Hegel bu ikiliği (dualizmi) reddeder. Ona göre, bir şeye sınır koyabilmek için, o sınırın her iki tarafını da görebiliyor olmanız gerekir. Eğer Kant aklın ötes
113
0
28 Mar 2026 ∙ 7 dk.
Salih Mirzabeyoğlu’nun “Bütün Fikrin Gerekliliği” Tezi (2)
Birinci kısımda gösterdik ki, “doğru düşünce olmadan, doğru düşünce faaliyeti olmaz.” Bu söz, en temel anlamıyla "yanlış bir başlangıç noktasından doğru bir sonuca ulaşılamayacağını" ifade eder. Bu, aslında transandantal bir argümandır (Kant’ın yöntemine benzer). Doğruya ulaşmak için doğru kavramına sahip olmak gerekir. Yani, doğru düşünce olmadan doğru düşünceye ulaşmaya çalışmak, insan olmadan dile ulaşmaya çalışmak gibi kısır döngüdür. Bu tez, insanın başlangıçta doğruyu ve yanlışı...
185
0
18 Mar 2026 ∙ 5 dk.
Salih Mirzabeyoğlu’nun “Bütün Fikrin Gerekliliği” Tezi (1)
Mirzabeyoğlu, "Bütün Fikrin Gerekliliği" adlı eserinin epistemolojik temelini oluşturan "Doğru düşünce olmadan, doğru düşünce faaliyeti olmaz" tezini, doğrudan diyalektik materyalizmin bu bilgi teorisine karşı konumlandırır.
1161
0
15 Mar 2026 ∙ 10 dk.
Necip Fazıl Tarihi Nasıl Yorumluyor?
Necip Fazıl, Resûlullah’ın Veda Hutbesi'ndeki "İşte zaman, devrini icra ede ede çıktığı noktaya vardı!" sözünü, helezonik tarih anlayışının bir sırrı olarak yorumlar. Bu ifade, tarihin kemale
ererek zamanın adeta metafizik bir sıfır noktasına, yani saf başlangıç anına döndüğünü tesciller. Bu an, kendisinden sonraki tüm "aksiyon"ların ölçüleceği mutlak ve değişmez standardı belirler. Artık süreklilik, Hz. Peygamber'in getirdiği ölçülerin takip edilmesiyle sağlanacaktır. Bu sürekliliğin ifadesi i
475
0
7 Mar 2026 ∙ 11 dk.
Cinsiyet Tartışmalarına İslamî Bakış
Toplumsal cinsiyet rollerinin cinsel kimliği belirlediği anlayışı, Müslümanların biyolojik cinsiyet tezine yapışmasını gerektirmediği gibi, bilakis toplumsal cinsiyet tezine dayanarak İslâm'ı mahkûm etmek isteyenleri haksız, İslâm'ın ahlâk dâvasını ise haklı çıkarır. Toplumsal cinsiyet teorisyenleri; "Cinsiyet doğuştan verili bir paket değildir, sonradan inşa edilir" derken, aslında farkında olmadan materyalist determinizmi yıkmışlardır.
404
0
6 Mar 2026 ∙ 14 dk.
Modernizmden Postmodernizme
Giriş Modern düşünce, dogmaları ve kilise otoritesini yıkarak yerine aklı ve bilimi koymuştur. İnsanlar artık hakikati göklerde değil, kendi akıllarında ve yeryüzünde aramaya başlamışlardır. Fakat bu durum, eski düşünce kalıplarının tamamen terk edildiği anlamına gelmez. Modernite, metafiziğin o kadim binasını yıkmamış, sadece içindeki sakinleri değiştirmiştir. Değişmez ve mutlak olanın tahtına, Tanrı yerine insan aklı ve düşünen özne oturmuştur. Descartes düşüncesi bu yer değiştirmenin en...
257
0
2 Mar 2026 ∙ 13 dk.
Evrim ve İslam Tartışmasına İki Farklı Bakış: Shoaib Ahmed Malik ve Selim Gürselgil
İslam düşüncesinin modern bilimle, özelde ise evrim teorisiyle imtihanı, son iki asrın en çetin entelektüel düğümlerinden birini oluşturmaktadır. Bu düğümü çözmeye aday iki önemli eser, Dr. Shoaib Ahmed Malik’in Gazzâlî ve Modern Evrim Paradigması ile Selim Gürselgil’in Yaratılmışların Tekâmülü adlı çalışmalarıdır.
341
0
28 Şub 2026 ∙ 13 dk.
Batı'nın Tabiat Anlayışındaki Dönüşümler
Fritjof Capra’nın Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası ile R. G. Collingwood’un Doğa Tasarımı isimli eserleri, Batı düşünce tarihinin en temel taşlarından biri olan "tabiat" kavramının geçirdiği dönüşümü ve bu dönüşümün günümüzdeki sonuçlarını benzer bir tarihî seyirle ele alır. İki eserin kesiştiği en belirgin nokta, Descartes ve Newton tarafından temellendirilen Kartezyen-Newtoncu paradigmanın tanımı ve eleştirisidir.
233
0
24 Şub 2026 ∙ 5 dk.
68 Kuşağı'nın Dönüşümü
68 Kuşağı'nın "kendi olma", "kendini özgürce ifade etme" ve "sürüden ayrılma" tutkusu, yetmişli yıllarla birlikte kapitalizm tarafından yepyeni ve devasa bir pazar olarak keşfedilmişti. Siyasi bir sistem karşıtlığıyla yola çıkan bu gençler; zamanla sistem tarafından kendileri için özel olarak üretilen kıyafetlerin, müzik endüstrisinin, kişisel gelişim akımlarının ve bireyselleştirilmiş yaşam tarzı ürünlerinin en sadık tüketicileri haline gelmişlerdi.
118
0
Reha Kansu
Diğer Eylemler
bottom of page